“Bu kadar İlçe bize yeter” diyenler “küçük olsun bizim olsun” diyenler,
“Büyüsün de yabancılar mı gelsin?” diyenler,
“Gelişir büyürse, nüfus artar ve bizim parti, Belediye iktidarını kaybeder” diye düşünenler,
seçim kaybetme korkusuyla halkımıza bir koca köyü miras bırakmadılar mı? Büyümeyi gelişmeyi ve iş alanlarını arttırmayı istemeyen siyasi anlayışın egemenliğindeki bir İlçe gençlerimize gelecek verebilir mi? İş verebilir mi? Aş verebilir mi? Avrupa kenti olabilir mi? İlçe Halkı gülümseyebilir mi?
Musluklarından çamur akarsa, kanalizasyon kanallarından pislikler geri teperse, çarşısında köpekler cirit atarsa, sokaklarında çöp torbaları uçuşursa, gençlerinin işsizlikten cebinde çay parası bile bulamazsa, esnafı siftahsız dükkân kapatırsa, yardımlaşmayı unutup birbirine diş bileyen ve dedikodu yapan insanların kahve köşelerinde oturursa, mutsuz insanların oluşturduğu umutsuz bir toplulukla gelecek nesillere, koca bir köy bırakmazlar mı?
Halkın dertlerini ve sorunlarını Belediye yönetimine taşıyan köprü olmayan Belediye meclis üyeleri, sadece protokol ve yemeklerde boy mu göstermeli?
Sadece Belediye Başkanı'nın çırpınmaları her şeyi göğüslemeye yeter mi?
Belediye Meclis üyeleri de mahallelere inmeli sorunları yerinde görmeli. Çözüm üretmeli. Sadece Başkan'ın yanında görünemedikleri için sızlanmayı bırakmalı, ekip anlayışıyla çalışarak, birazda aynaya bakmaları gerekir. Biz meclis üyeleri olarak halk adına ne yaptık? Demeleri gerekmez mi?
Belediye meclisi biblo gibi vitrinde oturup kurulma yeri midir?
Hayalimizdeki İlçe bu mudur?
Belediye Bürokratları da uğraşıyorlar.
Çeşmesinden Suyu pırıl pırıl akan İlçe artık hayal değil.
Yeni su kuyuları açıldı çalışmalar devam ediyor, su şebekesi de değişecek.
Yılların sorunu olan içilebilecek su ve su şebekesi çok pahalı bir yatırım.
Bu cesur adımı çok iyi düşünüp algılamalıyız. Desteklemeliyiz. Yardımcı olmalıyız.
Yılların yılı biriktirilmiş ve Yeni Belediye yönetiminin kucağında bulduğu su sorunu ve en önemlisi eski su şebekesinin değişmesidir.
Kanalizasyonu baştan aşağı değişecek İlçe için düşünceler var.
Kanalizasyon için Zemin etüdü çalışmaları yapılıyor.
Hayalimizdeki Büyük İlçe, yolları delik deşik olmayan, çeşmesinden suları pırıl pırıl akan, sokaklarda işsizleri umutsuzca dolaşmayan, partizanlığın olmadığı ve birbiriyle barışık insanların dayanışma içinde çalışarak büyütüp geliştirdiği bir ASARCIK'tır.
Hayalimizdeki İlçe için siyasilerle dayanışma şarttır. İlçe için yardım elini iktidar partisi uzatırsa anlayışla karşılayacaktır. Bunu da “İlçemiz için kim bir çivi çakarsa onun elini öperim.” sözünden çıkarabiliriz.
İlçemizin gelişmesini büyümesini bilerek ya da bilmeyerek önlemek isteyenler olabilir. Siyasi ve maddi çıkarları için “küçük olsun bizim olsun” diyen zihniyet her zaman olduğu gibi yine boş durmayacaktır. Fitne ve fesat ile işe koyulacaktır.
Elimize aldığımız ayçiçeği külahından çöplenirken, parktan salınıp gelirken dondurmasını yalayan ve yabancısız bir İlçe ile yetinen bir ilçe başkanı ve iş sahası istemeyen bir parti sekreterinden büyük hayaller beklenemez. Seçimle partisinin genel iktidarı kazanamayacağını anlayan ve siyasi makamları darbelerden elde etmeyi uman sözleri rahatça söyleyebilen bir siyasi anlayışın İlçe Başkanından demokrasi de istenemez.
Hayalleri olmayanların hedefleri de olamaz.
Büyük İlçe isteyenler çoğaldıkça ve kapıları zorladıkça bu köhne zihniyetteki saplantılı siyasetçiler, torunlarıyla oynamaya gideceklerdir.
Yoksa geri bıraktırdıkları koca bir köyün altında kalıp ezileceklerdir.
Geleceğiyle oynadıkları genç insanların vebalini nasıl ödeyecekler?
Büyük İlçe’nin aşkıyla hayaller kuran ve hedeflerine doğru yürüyen cesur insanlar da geleceğin siyasi lideri olacaklardır.
Zekeriya Çulha
|